TS2023 Politika Raporu
TS2023 Vize Politikası Raporu yayımlandı. Gönüllümüz Dr. Banu Yaman Ortaş tarafından hazırlanan bu rapor, TS2023 vize politikası kapsamında Kanada’ya gelen kadınların sosyal entegrasyon deneyimlerini, gelecek beklentilerini ve kalıcı oturum sürecinde karşılaştıkları zorlukları ele almaktadır.
Özet
Bu politika raporu, Kanada’nın TS2023 Özel Vize Politikası kapsamında ortaya çıkan önemli boşlukları ele almaktadır. IRCC tarafından 2023 yılında uygulamaya konulan bu politika, Şubat 2023’te Türkiye’de meydana gelen depremlerden etkilenen kişilere üç yıllık açık çalışma izni ve temel bir güvenlik alanı sağlamıştır. Ancak bu politika sonucunda, aralarında yüksek nitelikli profesyonellerin de bulunduğu birçok vize sahibi, hukuki statü ve istihdam açısından belirsizlik içinde yaşamaya devam etmektedir. Bu rapor, bu nitelikli iş gücünün geçici statüden Kanada ekonomisine kalıcı katkı sunan bireylere dönüşebilmesi için dört stratejik sorunu ortaya koymakta ve politika önerileri sunmaktadır.
Toronto Metropolitan University (TMU) çatısı altında yürütülen bu araştırma, TS2023 vizesi ile Kanada’ya gelen kadınların yaşanmış deneyimlerini analiz etmiştir. Bulgular ve öneriler, Kanada’nın önemli bir insan kaynağından daha etkili şekilde yararlanmasına katkı sunmayı amaçlamaktadır.
Temel bulgular ve öneriler dört ana alana odaklanmaktadır: (1) Mesleki vasıf kaybı ve sistemik “beyin israfı”: Cerrahlar, mimarlar ve üst düzey yöneticiler gibi yüksek nitelikli uzmanların, yapısal engeller nedeniyle düşük vasıflı “hayatta kalma işleri”ne yönelmek zorunda kalması sonucunda insan kaynağının yeterince değerlendirilememesi. (2) Kalıcı oturum yolunun bulunmaması: TS2023 vize sahipleri için statü düzenlemesinin olmamasının uzun vadeli sosyo-ekonomik etkileri ve bunun Kanada’nın nitelikli iş gücünü elde tutma hedefleri üzerindeki etkisi. (3) Hizmet boşluğu: LINC ve entegrasyon programlarına erişimin olmaması: Depremden etkilenen potansiyel iş gücünün federal dil eğitimi (LINC) ve yerleşim hizmetlerine erişememesi nedeniyle mesleki akreditasyon ve sosyal entegrasyon süreçlerinin sekteye uğraması. Buna ek olarak, “risk etiketi”nin istihdam üzerindeki etkisi: Hukuki statü belirsizliği ve 2026 son tarihinin işverenler açısından caydırıcı bir unsur haline gelmesi ve yüksek potansiyele sahip adayların kariyer gelişimlerinin fiilen duraksaması. (4) Çocuğun üstün yararı ve sosyal köklenme: TS2023 politikasının çocukların Kanada toplumuna derin entegrasyonu üzerindeki hukuki ve insani etkisi. Bu bölüm, çocukların akademik geleceklerini ve aidiyet duygularını Baker v. Canada kararı çerçevesinde ele almaktadır.
Stratejik hedefler: Bulgularımız doğrultusunda öne çıkan temel öneriler şunlardır: (1) Yüksek nitelikli iş gücünü Kanada’da tutmak amacıyla TS2023 sahipleri için doğrudan bir kalıcı oturum yolu oluşturulması. (2) Entegrasyonu kolaylaştırmak için federal yerleşim hizmetlerine, çocuk bakımına ve sağlık hizmetlerine derhal erişim sağlanması. (3) Bu ailelerin Kanada’da kurdukları yaşamın ve toplumsal bağların tanınarak “çocuğun üstün yararı” ilkesinin (Baker v. Canada) gözetilmesi.
Raporun tamamını aşağıda bulabilirsiniz. Ayrıca bu bağlantı üzerinden de okuyabilirsiniz: Link.
Rapor







